medyauzmani.com
Bilirkişinin Bakanlığa bildirilmesine ilişkin öneriler – Rüya Tabirleri

Bilirkişinin Bakanlığa bildirilmesine ilişkin öneriler


İş güvenliği uzmanı veya iş sağlığı ve güvenliği (İSG) hekimi olarak görev yapan kişilerin, işyerindeki eksiklikleri veya görevleri gereği önlem alınması gereken durumları belirlemeleri esastır. Bu durum 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 8. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Mevcut durum itibarıyla madde metni bazı yönlerden bozucu nitelikte ifadeler içermekle birlikte, bu konuda bir yükümlülük niteliğindedir. Sorumlu kişiler. İşverene bildirim yükümlülüğü, madde metnine göre “iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda mevzuat ve teknik gelişmeleri dikkate alarak işverene rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanıdır. işyerindeki görevlerini, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve arızaları, usul ve önerileri belirleyerek işverene yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür.İşveren, eksikliklerin ve arızaların giderilmesi ile eylem ve tavsiyelerin uygulanmasından sorumludur.” o aradı. Bu nedenle işyerinde bir kusur olduğunda, iş güvenliği uzmanının veya işyeri doktorunun yapması gereken ilk şey, sorunu işverene yazılı olarak bildirmektir. Buraya yazmak delil ve geçerlilik şartı olacaktır. Yine kanunda herhangi bir ayırt edici unsur belirtilmediği için işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile alınması gereken tüm önlemlerin yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir. Ancak yazılı tebligatın ihtar şeklinde olup olmayacağı belli değil. Uygulamada, bu sorun bir açıklama teklif defteri doldurularak çözülür. Maddenin devamında yer alan “Bildirilen eksiklik ve arızaların acil kapatmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, çökme gibi acil ve hayati tehlike oluşturan ortamların bulunması halinde, Bakanlığa bildirimde bulunulması zorunluluğu, Meslek hastalığına neden olabilecek kimyasal dökülme ve benzeri ortamlarda, işveren gerekli önlemleri almamasına rağmen işyerinde bu durum meydana gelir. Bakanlıkça onaylanan birim varsa yetkili sendika temsilcisine veya çalışanın işyerine bildirilir. bildirimi yapılmayan iş hekimi ve iş güvenliği uzmanının üç ay, tekrarı halinde altı ay süreyle iş güvenliği uzmanının belgesi. İfadeler ile iş güvenliği uzmanının veya işyeri doktorunun “Bakanlığa haber verme yükümlülüğü” ifade edilmiştir.Dipnot olarak belirtmek gerekir ki bilirkişi eser sahibine yazılı bildirimde bulunmakla yükümlü iken, Bakanlığa tebligat şekline ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır.Burada işverene ait bildirim formunun da kıyasen Bakanlığa yönlendirileceği kabul edilebilir.Ancak bu formu yoruma açık bırakmak yerine E-posta, mektup ya da telgraf ile İSG-Müdürlük yerine bir modül kullanarak belirtmek daha uygun olacaktır. Madde metnine dönecek olursak, işyerinde meydana gelen her türlü arıza veya eylem ilk olarak işverene bildirilebilirken, sadece “acil durdurma gerektiren veya yangın, patlama, çökme, kimyasal dökülme ve benzeri sonuçlara yol açabilecek durumlar” bildirilebilir. işverene yazılı olarak bildirdikten sonra Bakanlığa bildirilecektir. O halde sorulması gereken soru şudur: Acil stop gerektiren eksiklikler nelerdir? Bu sorunun cevabı kanunda yer almıyor. Genel hukuk muhakemesi kapsamında yargı organları, işyerinde çalışan uzmanların, hangi eksikliklerin acil bir moratoryum gerektireceğini veya unvanları nedeniyle hayati tehlike oluşturabileceğini bilmesini bekler. Ancak her olayı meydana getiren şartlar ve neticesi birbirine benzemeyeceğinden, kanunun “sadece acil durumlar” ile sınırlı olarak Bakanlığa bildirim yükümlülüğü getirmesi, meslek mensuplarının hareketliliğini kısıtlamaktadır. güvenlik uzmanları ve kaza önleme profesyonelleri açısından sorun yaratıyor. Bakanlığa bilgi veren bilirkişi statü metninin devamında, “Bu bildirim nedeniyle işveren işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesini feshedemez ve bu kişiler hiçbir şekilde haklarını kaybetmeye maruz bırakılamaz. Aksi takdirde tazminata hükmedilir. İşverene bir yıllık sözleşme ücretinden az olmamak kaydıyla işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş ve sair kanunlara göre hakları saklıdır. kötü niyet raporu altı ay süreyle askıya alındı ​​Yukarıdaki açıklamalarda bilirkişilere iş güvencesi sağlanmaya çalışıldı Nitekim Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi’nin 2020/ sayılı kararında 4467 H 2021/7646 K: “…davacının iş güvenliği uzmanı olarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrası kapsamında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgileniyoruz. Hayati tehlike arz eden eksiklikler ve acil durdurma gerektiren arızalar hakkında sanık işverenlere ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yazılı olarak bilgi verilmiş ve davacının iş sözleşmesinin Bu tebligat nedeniyle davalılar tarafından yasaklanmış ve davacıya bir yıl süreyle sözleşme bedelinden az olmamak üzere tazminat ödenmiştir. Başvurunun kabulüne karar verilmesi gerekirken, başvurunun eksik bir inceleme ile yazılı olarak reddedilmesi yanlıştı ve iptalini gerektirdi.” Bu iddia yine deyimlerle teyid edilmiştir. İş Kanununda yer alan şartlar sağlanmış ise işe iade talebinde bulunabilir veya bu şartların oluşmaması veya isteksiz olması halinde kendi çalışma haklarını da talep edebilir Ortaya Çıkan Kusurlar ve Çözüm Önerileri 1- Süreklilik unsuru her işyerinde farklıdır, bu da işin devamını mümkün kılar.Herhangi bir problem bazı işyerlerinde çalışan uzmanların acil müdahalesini gerektirmezken, diğer bilgili uzmanlar için problemin çözülmemesi ve tecrübe daha büyük felaketlere yol açabilir. Bu nedenle burada “kazadan sonra” bir değerlendirme yapmak mantıksız olacaktır. bulundukları ve hangi unsurların işin devamını etkilemediği, işletme sahibine bildirildi. daha önce kazaya neden olan kusur ve bu konuda işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmamış olması; Belki de bakanlık, “acil bir durdurma gerektirdiği” gerekçesiyle yukarıda belirtilen kusurdan haberdar edilmedi. Çünkü çalışma hayatında karşılaştığı her kusuru işverene yazılı olarak bildirmesi fiilen mümkün olmadığı gibi, işverenin kendisi için verdiği kararlara karşı duyarsız kalması da oldukça olasıdır. Bu durumda iş sağlığı ve güvenliği mantığına aykırı olan kazanın nedeni daha sonra araştırılacaktır. Bu nedenle acil veya ihtiyari olup olmadığına bakılmaksızın, her bir kusur ayrı ayrı doğrudan Bakanlığa bildirilecek ve Bakanlık yetkililerinin bu kusurları rutin dönemlerde tasnif ederek zorunlu olarak alınması yönünde karar almaları daha uygun olacaktır. . gerekli tedbirler. 3- İşyerinde tüm usul şartları yerine getirildikten sonra acil durum durdurma zorunluluğunun bakanlığa bildirilmesi sorununu çözüyor mu? tabiki hayır. Bakanlığa bildirildikten sonra bu bildirim “Bakanlık tarafından belirlenen” süre içerisinde kontrol edilir. Bu, sorunun aciliyetini görmezden gelmek anlamına gelir. Patlayıcı madde üreten bir işyerinde “acil” ihlalin Bakanlığa bildirilmesinden sonra 2-3 hafta içinde Bakanlığın inceleme yapması kanunun amacına ve kaza olmaması ilkesine aykırı olacaktır. Departman yetkilileri gerekli incelemeleri yaptığında iş kazası çoktan gerçekleşmiş olabilir. Bakanlığın bu sorunu çözmesi açısından en makul yol, karar ve ilgili inceleme için ayrı bir birim kurmak, denetimleri artırmak ve sadece bu alanda istihdama kapı açmak olacaktır. 4-) Tartışılan bir diğer konu da, kötüniyetle yanlış bildirimde bulunduğu yargıca tespit edilen kişinin ifadesinin altı ay süreyle askıya alınmasıdır. Kötü niyetli niyet hangi kriterlere göre tespit edilecek? İşyerinde meydana gelen ilgili kusur önemli kabul edilip bilirkişi tarafından rapor edildikten sonra, gerekli inceleme yapılıncaya kadar bu kusur giderilebilir. Yine bazı uzmanlara göre mevcut eksiklik önemli ve önlem alınmasını gerektirirken, bazı uzmanlar bunu önemsiz ve “zararlı” olarak değerlendirebilir. Burada maalesef kötü niyet kavramının doldurulması gerekiyor. Böyle bir düzenleme ile, “yalnızca raporlama” kanunen cezalandırılacağından, uzmanlar veya hekimler bildirimde bulunmaktan imtina edebilirler. Bize göre bildirimin “zararlı” olup olmamasının bir önemi yoktur. Çünkü bakanlığın bildirim üzerine projeyi kontrol etmesi zaten haftalar alıyor. Bunun yerine rutin aralıklarla yapılan tüm bildirimleri kontrol etmeli ve acil bildirimler açısından özel bir birimin denetlemesine izin vermeli; Aynı zamanda uzmanların hareketliliğini artıracak ve kazaların önlenmesine ciddi katkı sağlayacaktır. Avukat Berkay Shaer’in diğer yazıları için tıklayınız. İSG Haberleri Telegram grubuna katılmak için tıklayın İSG Haberleri Instagram sayfamızı takip etmek için tıklayın İSG Haberleri Google Workplace sayfasını takip etmek için tıklayın İSG Haberleri Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayın

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın