https://www.sporunuyap7.com/sitemap_index.xml
Lider Ve Demagog Özeti Konusu Içeriği Kısaca - Rüya Tabirleri
Anasayfa » Haber » Lider Ve Demagog Özeti Konusu Içeriği Kısaca

Lider Ve Demagog Özeti Konusu Içeriği Kısaca

Kitap özeti:

DEMAGOG’un altında:

Lider, lider bir figürdür. Demagog ise lideri taklit eden, siyaset adına oyunlar oynayan bir kalpazandır. Seyircinin önünde vicdanı ve vicdanı olmadan boş boş konuşan, kendi parası sandığı ucuz sloganlarla seyirciyi kandıran dolandırıcılardır bu dolandırıcılar. örnek; Demagoglar, bizdeki din ticaretine hakim olanlardır. Zalimler, günün yozlaşmış adamları ve değişen rüzgarlardır. Liderlik figürü olan lider, yaşamı boyunca edindiği kültürlerin ve edindiği tecrübelerin ve Allah’ın kendisine verdiği yeteneklerin ürünüdür.

Bir lider kendini tanıdığı gibi, hem içinden geldiği toplumu hem de gerçek durumları ve sorunlarıyla dünyanın gidişatını bilir. Bu yönü onu maceracılık ve demagojik akımların nüfuzundan korur. Lider eylem ve bilgi disiplinine sahiptir. Bu disiplin onun karakterini şekillendirir. Bu karakter onu aynı zamanda güçlendirir ve onu mümin ve lider yapar.

Bugün ülkemizde demagoglar iş başında. Ancak yalnız değiller. Seyircinin sağduyusu ve aktif olarak büyüyen çocuklarımız oyunları bozabilecektir. Günümüze baktığımızda umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor çünkü umutsuzluğa düştüğümüz gün, iç ve dış düşmanlarımızın beklediği gündür.

(Yazı 30 Eylül 1974’te Al-Jumhuriya gazetesinde yayınlandı).

Fikirler ve kelime mahremiyeti:

Fikirlerin ve doktrinlerin büyük talihsizliği, bir gün bunların kelimelere dönüşecek olmasıdır. İnsanlığa yeni fikirler ve yeni doktrinler getiren düşünürler ve liderler, bir gün donmuş putlara dönüşeceklerdir.

Artık Türkiye’mizde fikir ve doktrinleri ifade etme, fikir ve doktrin liderlerini temsil etme konusunda büyük çabalarla karşı karşıyayız. Bu çabalar ulu önder Atatürk’e yöneliktir. Mükemmeliyetçilik fikirlerinin mükemmeliyetçilik kelimesine dönüşmeye çalıştığına dikkat etmeliyiz. Cehaletten, tembellikten, bağnazlıktan Atatürk’ü de Kemalizm’i de dondurmaya hakkımız yok. Dönelim Atatürk’e. Sadece şekil ve form denen şeye dönüşen Atatürk’e değil, gerçek, yaşam ve uzun vadeli ilkeler belirleyen Atatürk’e de… Çünkü gerçek Kemalizm; Sadece adını haykırmak için değil, onu anlamak, anlatmak ve savunmak için.

(Yazı 24 Ocak 1962’de Yoon dergisinde yayınlandı.)

Kimyacılık merkezi bir özellik değildir:

Ne liberalizm ne de sosyalizm değil, Kemalizm diyerek Kemalizm’i kendi amaçları için kullanmak isteyen çıkar gruplarının dikkatini çekerek, Atatürk’ün mirası ortak mülkiyet değildir ve Kemalizm, bir antikacıdan kiralanmış, her renge uygun dikilmiş bir elbise gibi resmedilmiştir. mağaza ve herhangi bir renk için dikilir. Ve kesinlikle kontrol edilecek sahipsiz mülk yoktur.

(Yazı 11 Nisan 1962’de Yoon dergisinde yayınlandı.)

İstatistikler artık yeterli değil.

Türkiye’de devlet öldü diyen bazı siyasetçiler ve işadamları; Atatürk’ü devlete, yani tek kuruş sermaye yardımı almayan Türkiye 1922-1929’a iten tarihi, siyasi ve ekonomik zorlukları bilmiyorlar. Atatürk’ün elinde doğan vatan kimin elinde ölecek? Ancak yanlış olan bir şey var. Devlet ne öldü ne de öldürüldü. 1945-1950 yılları arasında ihmal ve inkar 1950-1960 yılları arasında ağırlaştı. 27 Mayıs’tan sonra ilaçlandı. Şimdi kansız ve hasta ama hala yaşıyor.

Eski hali bugün için yeterli olmayacaktır. Devletin sadece iktisadi idaresi değil, her alanda özel teşebbüsü içine alan bir sosyal düzen milli hayatın içinde olacaktır.

(Yazı ilk olarak 12 Eylül 1962’de Yon Magazine’de yayınlanmıştır.)

Kahramanların kaderi reddedilecek:

Mustafa Kemal Atatürk gelmiş geçmiş en büyük liderlerden biridir. Onun bize miras bıraktığı değerler ve kurumlar sayesinde Cumhuriyeti yaşıyoruz. Cumhuriyeti bize emanet eden bu komutanın saldırılarına karşı tek vücut olarak; Duyarlı ve alakalı olmalıyız. Bu bizim en önemli görevimizdir. Kahramanlar her zaman yaşatılmalıdır.

(12 Nisan 1970 tarihli El-Cumhuriye gazetesinde yayınlanmıştır.)

Kıyamet gününün alametleri:

Kıyamet, dağların, taşların düşmesi, dünyanın parçalanması değildir. Bazı ülkelerde derslikler doluysa, okul saatlerinde kahvehaneler doluysa, iş varken kitapçılar boşsa, kafamız olgunken kafamızın dışı saç sakaldan ibaretse. Oyunlar ve yağmalanacak değerli zamanlar, ardından kıyamet patlak verdi.

(Yazı, 03 Eylül 1974 tarihli El-Cumhuriye gazetesinde yayınlanmıştır).

Şimdi biraz disiplin:

Demokrasi genel bir eğitim çalışmasıdır. Eğitim yetmiyorsa o zaman ya demagoglar ya da halktan kopuk retorik siyasetçiler o sistemde demokrasi adına konuşurlar.

Devletin ürettiği temel ürünlerin yurt dışından ithal edilmesi ve ihraç edilen mallardan elde edilen gelirin petrol ödemelerine harcanması ekonomik ailelerin özüdür. Bu olaylar düzeltilmeli ve cezalandırılmalıdır. Bu da elbette devlet denen kurumun saygınlığını ve itibarını her alanda pekiştirmek, korumak ve ispatlamakla mümkündür. Daha önceki başarısızlıklar ve eksiklikler olabilir. Ama bunlar elbette ciddi bir devlet anlayışı ve gerçek bir devlet adamının ‘iradesi’ ve içgörüsü ile düzeltilebilir. Bu durum disiplin ile olacaktır.

(Yazı 11 Kasım 1974’te Al-Jumhuriya gazetesinde yayınlandı).

Yüzbaşı savaşta:

Devlet hayatında itici güç olmaktan çıkıp frene dönüşürse o sistemde kaos ve şüphe mümkün olacaktır.

Şu anda milli iradeyi temsil eden kişilerin kaprisleri, karakter kusurları, kötülükleri ve affedilemez hataları düşündürücüdür. Artık milli bir seferberliğe ihtiyaç var, milletin tedirginliğini gidermek gerekiyor. Bu Meclis sayesinde olacak. Milletvekilleri, ihtilaf ve çekişme yerine, kaprislerini bırakıp sorunlara çözüm bulmalıdır.

(Yazı 09 Aralık 1974 tarihli El-Cumhuriye gazetesinde yayınlanmıştır).

Doğum ağrısı mı yoksa ekstraksiyon mu?

Yeni insanlara, ulusun uyanışını, yeniden doğuşunu ve yeniden örgütlenmesini sağlayan, sessizliğe boyun eğmeyen gerçek aydınlara ihtiyaç vardır.

Bugün ülkemizde kavramlar o kadar karışmış, akımlar o kadar bozulmuş, siyaset denilen sefalet ve siyasetçi denilen şaşkın insanlar o kadar karışmış, itibarsızlaşmıştır ki, yazarların bile bu durumu Bizans’ın son günlerine benzettiği görülür. İşte bu durumda;

Ulusun uyanışını, yeniden doğuşunu, yeniden örgütlenmesini sağlayacak ve retorik olmayacak yeni insanlara, gerçek aydınlara ihtiyaç var.

(Yazı 22 Mart 1976’da Al-Jumhuriya gazetesinde yayınlanmıştır).

Çözüm:

A. KİTABİN ANA FİKRİ:

Yazar Şevket Süreyya AYDEMİR, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarından “Önder ve Demagog” adlı kitabında; Ulu önder Atatürk, Türkiye tarihindeki çatışmalara ışık tutmaya çalıştı.

Yazar eserinde. Türkiye Cumhuriyeti’ni bekleyen tehlike ve tehditleri değerlendirdi. Çağın aydınlarına ve gençlerine düşen görevleri anlatmış, toplumu bu konulara karşı uyarmıştır. Parlamenter sistem içindeki bölünme, gelecekteki hükümetler için doğabilecek tehlikeleri ortaya çıkardı. Ayrıca demokratik sistemi bekleyen tehlikeleri de eserinde anlatmıştır.

Şevket Surya Aydemir’e göre gerçek aydınlar. Bilgi ve fikir bayrağını yükseltir, ülkemizde modernliğin ve milliyetçiliğin tohumları yeşerebilir.

Kitap yenilikleri:

Görev Cumhuriyete ve demokrasiye zarar veren tehlikeleri ve kurtuluş yollarını yeni nesle gösterir. Bu anlamda yeni nesle görevleri hatırlatılır ve bu konuda detaylı bilgiler verilir.

c. Kitapla ilgili genel değerlendirme ve değerlendirmeler:

Kitap, yazarın 1960’lar ve 1970’ler arasındaki dönemden bugünü görebilmesi, geçmişten günümüze tehditleri ortaya çıkarması açısından ilginç. TSK personeline tavsiye edildiği düşünülmektedir.

Diğer roman özetleri

kitap özetleri

«Yeryüzü Uyansa ÖZET Şevket Süreyya AYDEMİR Gençliğim Eyvah ÖZET Tarık BUĞRA»

Diğer gönderilerimize göz at

Yorum yapın