http://ttlink.com/mp3donustur https://www.graphis.com/bio/mp3-donusturucu/ https://ko-fi.com/mp3donusturucu https://www.youmagine.com/mp3-donusturucu/designs https://wakelet.com/@mp3doenuestueruecue456 https://godotengine.org/qa/user/mp3donustur https://www.jigsawplanet.com/mp3donustur?viewas=3e61a08f27a9 https://www.slideserve.com/mp32
https://www.sporunuyap7.com/sitemap_index.xml
Tiyatronun Kökeni, Tiyatronun Tarihi Geçmişi - Rüya Tabirleri
Anasayfa » Haber » Tiyatronun Kökeni, Tiyatronun Tarihi Geçmişi

Tiyatronun Kökeni, Tiyatronun Tarihi Geçmişi

Tiyatro da diğer sanatlar gibi dini törenlerden doğmuş, daha sonra dinden bağımsız bir sanat haline gelmiştir. Başlangıçta, Neandertal çabaları, doğal olayları bedensel hareketleriyle sembolik olarak temsil etmekte yatıyordu. Avrupa’da Üst Paleolitik Çağ’a (M.Ö. 40-10 bin yıl) ait mağara resimlerinde, ellerinde ve yüzlerinde hayvan derisi olan insanların ritmik hareketler yaptıkları görülmektedir. Bunlar maske ve kostüm kullanımının ve dolayısıyla tiyatro kullanımının ilk örnekleri olarak kabul edilir. Maske, kişinin kendi kimliğini aşmasının ve diğer kimlikleri ve daha genel varoluş biçimlerini temsil etmesinin en etkili yollarından biridir.

İlkel insanların putperest inançlarına göre, tekrar eden doğa olaylarının ruhları ve kişilikleri vardı; Bu insanlar daha sonra tapınma nesneleri, tanrılar haline geldi.

İnsanlar belirli zamanlarda yapılan törenlerde bu tanrıları temsil eden maskeler takarak hayatlarını etkileyen doğa olaylarını kontrol etmeye çalıştılar. Törenler, danslar, yağmur yağdırmak ya da avda başarılı olmak kuralları olan oyunun ilk örnekleriydi. Hemen hemen tüm eski inanışlarda karşımıza çıkan “ölüm ve diriliş” teması, insanlara sunduğu kılık değiştirme ve bedenlenme olanaklarıyla tiyatronun çıkış noktalarından biri olmuştur. Mevsimlerin dönüşü, kışın bahara dönüşmesi gibi tekrar eden doğa olayları, eski yılı temsil eden kralın yeni yıla teslim olduğu törensel bir mücadeleyi temsil ediyordu.

Başlangıçta canlıların kurban edildiği bu mücadeleler ve ölümler zamanla simgesel bir hal almış, iki ayrı gücün mücadelesi yerini tek gücün ölüm ve diriliş törenlerine bırakmıştır.
Diğer bazı teorilere göre ise tiyatronun kaynağı şamanik inançlardır. Şaman törenlerinin özelliği, kendilerini ilahi gücün bir sembolü olarak değil, dinleyicilere veya katılımcılara göstermeleriydi. Bu törenlerde belli kurallara göre hareket ederek mest olan şaman, öteki dünya ile bu dünya arasında aracı rolünü üstlenir.

Tiyatro, kökeninde hâlâ bu iki eğilimin izlerini taşır ve bu iki eğilim arasındaki gerilimle desteklenir: Bir yandan, simgesel temsil işlevi ve doğa güçlerinin temsili; Öte yandan, doğaüstü güçlerin ortaya çıkmasına aracılık etme işlevi.
Doğayı taklit etme kuramına göre tiyatronun en önemli unsuru kılık değiştirmedir.

Tiyatro ana sayfasına dönmek için tıklayın

«Tiyatro Salonları İfade Bozukluğu / 2»

Diğer gönderilerimize göz at

Yorum yapın